İnsan Hayatı ve Kalite Yönetimi

Hayata sıfırdan başlamak birçok kişinin hayalini süsler. Hatalar yapılmıştır ve bir dahaki sefere aynı hatanın yapılmayacağı düşünülür. Öyle ya ders alınmıştır bir kere. İnsan yaşamı boyunca yaptıklarında sonuç arar. Elde ettiği sonuçlar ile mutlu olur. Bu sebepledir ki çoğu insan yaşamı boyunca mutsuzdur. Süreç yerine sonuçlarda mutluluk aradığı için.

Aslında bu, sosyal çevremizin yaptırımlarından biridir. Yıllarca dünyanın en yardımsever insanı olun. Bir kez olsun hata yaptığınızda o yıllarınız insanların akıllarından uçar gider. Zira bir insanın karakterini belirleyen, süreç değil sonuçtur onlara göre.

Çevresi bu şekilde düşündükçe, insan da o çevreye uyum sağlamak için o kafa yapısına bürünür. Sürecin artık onun için bir önemi yoktur. Tek amaç sonuçtur ve o sonuç elde edilene kadar mutluluk hak edilmemiştir. Bir başlangıç vardır, bir de son. İki adet nokta önemlidir, aradaki yol ise bir noktadan diğerine geçmek için kullanılan araçtan başka birşey değildir.

Halbuki hayatta insanların anlamlı gördükleri, saygı duydukları ve körü körüne kabul ettikleri şeylerin çoğu, başı ve sonu belli doğru parçalarından değil sonsuz döngülerden ya da çemberlerden oluşur. Ya da paradokslardan, zıtlıkların birliğinden vs.

Mesela kötü olan şeylere de bir anlam verilir “Kötü olmasa iyinin değerini nasıl bilirdik” diye. Bu cümledeki vurgunun “iyi” kavramından ziyade “değer verme” sürecinde olması birçok insanın gözünden kaçar. Bir şeyi anlamlı kılan ona biçtiğimiz değer değil, ona değer verirken geçirdiğimiz süreçtir.

Bu dönem “Kalite Yönetimi” diye bir ders alıyorum. Fabrikaların ISO9001 gibi kalite yönetimi belgelerini alma süreçleriyle ilgili. Aslına bakarsanız, bu ülkedeki fabrikaların yaşamları da biz insanların yaşamlarına benziyor. Derste hocamızın bir sözü vardı: “Fabrika sahipleri, bu belgeleri çeşitli ihaleleri alabilmek için alıyorlar, halbuki bu yönetim sistemini birebir fabrikalarında uygulasalar, alacakları verimin farkında değiller.”

Bizler de böyleyiz işte. Hayatımız boyunca yaptıklarımız neler? İlkokul okumak, lise okumak, üniversite okumak, diploma sahibi olmak, iş sahibi olmak, daha güzel maaşlı bir iş sahibi olmak, otorite sahibi olmak, emekli maaşı sahibi olmak, ev sahibi olmak, aile sahibi olmak ve bütün bunların yanında mutlu olmak.

Güzel üniversitelere gitmek için lisede güzel notlara sahip olmak için çalışıyoruz. Güzel iş sahibi olmak için, iyi notlarla diploma sahibi olmak için çalışıyoruz ve bu şekilde devam ediyor.

Hayatımızı tanımlarken; “Şu liseye girdim, şu yılda bitirdim.”, “Üniversitede şu bölüme girdim, şu diplomayı aldım”, “Şu sertifikaları aldım” gibi cümleler kuruyoruz. Sonuçlar önemli çünkü, süreçler değil. Süreçler, sonuçlara ulaşmak için kullandığımız araçlardan ibaret ve hayatımız bir sonuçtan diğerine koştururken geçip gidiyor. Elde edilen sonuçlar harcanan vakit olarak ömrümüzün binde birini bile doldurmasa da hayatımızda daha büyük önem teşkil ediyor.

Öyle ya, insanoğlu olmayana özlem duyar. Kış geldiğinde yazı, yaz geldiğinde kışı ister. Zenginlik içinde mutlu olamayıp, “keşke fakir olsaydım, daha az derdim olurdu ve daha mutlu olurdum” der. Fakir olduğunda da “Elimde imkan olsaydı neler neler yapardım” kelamını eder.

Zamanının ötesinde yaşamaya çalışanlar ise hiçbir zaman tamamıyla mutlu olamazlar.

Kalite yönetiminin temellerini, gerekenlerin yapılmasını sağlayan süreçler, kayıtlar ve dökümantasyon oluşturur. Bunların özünde ise bir misyon bulunur.

Bunu kendimize şöyle uydurabiliriz. Hayatınızı bir bilgisayar gibi düşünün. Hayatınızın süreçlerine önem verin, zira hayat kalitenizin donanımı süreçlerdir. Kusurlu donanımlar ile verimli süreçler elde edemezsiniz. Dökümantasyon ise hayatınızın yazılımıdır. Hayatınızı nasıl yaşayacağınızı bilmek ve bunun farkında olmak sizde özgüven yaratacaktır. Kayıtlar ise bilgisayarınızdaki log dosyalarıdır. Günlük tutun ki, yaşadığınız süreçleri unutmayın. Kalite yönetiminde geribeslemenin önemi çok büyüktür. Bu sebeple günlüğünüzden ders çıkarın. Daha mutlu süreçler elde etmek için sürekli kendinizi geliştirin.

Kısacası misyonunuz “daha mutlu süreçler elde etmek” olsun.

Bütün bunları söylerken demek istediğim şey “Okulunuzu okumayın, iş sahibi olmayın” değil tabi ki. Okulunuzda okuyun; Ama öğrenmek için! Bir diplomaya sahip olmak için değil. Bir iş sahibi olun; Ama para kazanmak için değil! Bir şeyler üretebilmek için. Kısacası bol bol fikirlerinden alıntı yaptığım Erich Fromm’un da dediği gibi: “Sahip olmak için değil, olmak için yaşayın!”

Ve evet :) Yakınlarda bir “Kalite Yönetimi” vizem bulunuyor.

Yorumlar

Önemli olan hatalardan ders

Önemli olan hatalardan ders alıp gelecekte tekrarlamamaya çalışmak.Yoksa kimse hata yapmadan yaşayamıyor.Önemli olan bu hataların bizim gözümüzdeki yeri ve onları ne kadar az tekrar ettiğimiz.


Yeni yorum ekle

Bu bölüme girdiğiniz veriler gizli tutulur ve site yöneticileri dışında kimse tarafından görüntülenemez.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
  • You can use BBCode tags in the text.
  • Web page addresses and e-mail addresses turn into links automatically.
  • Yazıyı düzenlemek için Textile stilini kullanabilirsiniz.