Aklımdan geçenleri nasıl kelimelere döksem diye yaklaşık 10 dakikadır klavyenin başında bekliyorum. Hepsinin kökünde ise tek bir şey var aslında: “İyi bir ebeyevn hangi vasıflara sahiptir?“
Bunu açıklayabilmek için belirli kriterler mevcut;
Bu kadar basit aslında, yani ilki dışında son üç özelliği taşıyabilmek hiç zor olmasa gerek. Önemli olan ise yukarıdaki dört özelliğe hangi öncelik sıralamasının verildiği. Bu özelliklerden yine son üçüne her iki ebeveynin de sahip olması gerekiyor. Zira bir ebeveynin çocuk yapmadan önce imzaladığı sözleşme bu şartlardan ibarettir.
Bu şartlara ise belki birkaç kural daha eklemek gerekiyor. Mesela “bu şartları uygularken padişah moduna girmemek“ gibi. Zira bu bireyleri yaratmak özveri isteyen bir şeydir. Karşılıksız vermek, bir insanın sadece ailesinden beklenen bir harekettir.
Yukarıdaki kriterleri kendi özel hayatımda incelediğimde, kendini sadece birinci kritere adamış bir baba, ve kendini diğer üç kritere adamış bir anneye sahibim. Bunları yazarken babamın beni sevmediği anlamını çıkarmıyorum tabii ki. Sadece gerektiğinde yanımda olmadığını, sadece gerektiğinde paramın olduğunu çıkarıyorum. Kaldı ki bunların sonucunda “baba” kavramını “para” kavramı ile eş tutan bir zihniyetle yetiştim. Anne ise yukarıda da belirttiğim üzere her zaman yanımda olan, beni yetiştiren, yedirip içiren, çevre dışında kişiliğimi geliştirmemde etkisi bulunan tek insandır.
Üniversiteye geldiğimde 18 yaşındaydım. Bu geçen 18 yılın 10 yılında babamla, 18 yılında da annemle birlikte yaşadım. Bahsi geçen 10 yılın ise toplasanız 3-4 yılı belki de yaşanmış sayılırdı. Şu an 25 yaşındayım ve babamla geçirdiğim vakit toplasan 5 yıl eder. Demek ki iyi bir ebeveyn için bir şart daha eklemek gerekiyor; “Aile bireyleriyle mümkün olduğunca fazla vakit geçirmek“
Zaten yukarıdaki son 3 seçenek bu şartı da yanında getiriyor ister istemez.
Şu anki durum ise açıktır ki kopma noktasında. Ailesinden yıllarca uzak yaşayan bir ebeveynin, hele bir de alkol ve kumar problemi de var ise(zira uzak kalmanın getirilerinden biri olarak da kabul edilebilir bu) diğer ebeveyn ile arasındaki bağın kopması da aşikar. Bağın tekrar sağlanması da mümkün, ama bağın kopmasından elbette daha zor. Bağın tekrar sağlanması için gerekenler ise her ferdin özveride bulunup iletişime geçebilmesinden ibaret. Fakat benim problemim ise sorunların tartışılması sırasında “kendinde hiç bir suç olmadığı” illüzyonuna kapılan bir babaya sahip olmak. Sadece benim değil, belki de tüm ailenin sorunu bu.
Şu an ne olur bilmiyorum, fakat olumlu anlamda zerre kadar umudum kalmadı. İletişime geçemediğiniz birisiyle nasıl bir bağ, bir dostluk kurabilirsiniz ki?
Yıllar sonra anlıyorum ki, beş yıl önce ufacık bir küpe yüzünden kulakları tıkanmış bir şekilde hayatımı alt üst eden kişiler, şu anda kendi öz babamla aynı tefedeler. Beş yıllık sürenin ardından o insanlarla hiç bir şekilde kuramadığım, kurmak da istemediğim bağı, şimdi öz babamla kurma çabasındayım. Ne kadar başarılı olurum, hiç bilmiyorum.
Ailenin bir bireyi olarak benim de hatalarım olmuştur elbette. Bağ kurma konusundaki başarısızlık mesela. Bu başarısızlığın kaynağı da bir anlamda eğitilme tarzımdan kaynaklanıyordur belki de. Fakat en azından ben olumsuzluklarımı dinlediğimde aniden karşı atağa geçmemesini biliyorum. Hataları düzeltmenin ilk kuralı hatalı olduğunu kabul edebilme erdemine sahip olmaktır. Kim bilir? Belki de 5 yıl süren başarısız üniversite hayatımın kaynağı da babamdan aldığım huydur. Hatalı olduğunu bilmek, hatalarını başkalarından duymak, çözümlerini de başkalarından duymak fakat uygulamamak.
Yorumlar
bu yazı da babama erken
bu yazı da babama erken babalar günü hediyesi olsun.
Karşılaştığım en
Karşılaştığım en anlamlı “babalar günü” hediyesi. Etkilendim gerçekten.
Umarım baban hediyeyi kabul eder. Yüreği ile de okursa, çözümler için ilk ancak belki de en önemli adım atılmış olur.
Samimi paylaşımın için teşekkürler Koray.
Yeni yorum ekle