hayat

Yaşamak İçin Çabalamak

Kendi kendime çözemediğim, kendimle ilgili sorunları başkalarına danıştığımda aldığım öneriler hep kendimden uzak durmakla ilgili oluyor. Kaldı ki bu sorunları başkalarına danışıp kendimden uzak durarak bu öneriyi ilk başta zaten kendim uyguluyorum. Aslında mantıklı bir yanı da yok değil bu yöntemin. Sen çözemiyorsan geçen zaman çözsün. Nasıl olsa insan dediğin balıktan hallice hafızaya sahip. Unutulur olur biter.

Ama buradaki ikilem de şu, ortada bir sorun var. Bu sorun çözülmekten ziyade, soruna ait olay/şey yok ediliyor sadece. Onu yakıyorsunuz ve küllerini ruhunuzla solumaya başlıyorsunuz. O andan sonra elinizde kalan tek şey karanlık ve huzursuz bir ruh hali oluyor.

İnsan Hayatı ve Kalite Yönetimi

Hayata sıfırdan başlamak birçok kişinin hayalini süsler. Hatalar yapılmıştır ve bir dahaki sefere aynı hatanın yapılmayacağı düşünülür. Öyle ya ders alınmıştır bir kere. İnsan yaşamı boyunca yaptıklarında sonuç arar. Elde ettiği sonuçlar ile mutlu olur. Bu sebepledir ki çoğu insan yaşamı boyunca mutsuzdur. Süreç yerine sonuçlarda mutluluk aradığı için.

Aslında bu, sosyal çevremizin yaptırımlarından biridir. Yıllarca dünyanın en yardımsever insanı olun. Bir kez olsun hata yaptığınızda o yıllarınız insanların akıllarından uçar gider. Zira bir insanın karakterini belirleyen, süreç değil sonuçtur onlara göre.

Çevresi bu şekilde düşündükçe, insan da o çevreye uyum sağlamak için o kafa yapısına bürünür. Sürecin artık onun için bir önemi yoktur. Tek amaç sonuçtur ve o sonuç elde edilene kadar mutluluk hak edilmemiştir. Bir başlangıç vardır, bir de son. İki adet nokta önemlidir, aradaki yol ise bir noktadan diğerine geçmek için kullanılan araçtan başka birşey değildir.

Biz Çevreyiz!

Yaşamaya bir nefes ile başladık. Belki o an aldığımız bu nefesin bilincinde olsak çevreye anne gözüyle bakardık. Öyle ya, yaşayabilmemiz için hiçbir karşılık beklemeden bize temiz havayı sunan bir varlık, olsa olsa bizi kendi çocuğu gibi seviyor olmalıydı.

Aradan yıllar geçer, artık 5-6 yaşlarında bir çocuk olmuşuzdur. Bilincimiz yerine geldiğinde anne yerine koyabileceğimiz bu varlığın aslında herkese annelik yaptığını farkederiz. Halbuki yanıbaşımızda kendi özel annemiz vardır, ve sadece bize bu kadar fazla ilgi göstermektedir. Arkadaşlarımıza bakarız; onların anneleri de aynı davranıyordur. O halde bize nefes almayı sağlayan varlık anne kavramına uymuyordur.

Çevre adını verdiğimiz bu varlık, annemiz değildir. İhtiyacımız olan nefes alma imkanını bize karşılıksız sağlamamaktadır. O halde bizden istediği nedir? İstediğiyle ne yapmayı planlamaktadır? Menfaati nedir?

Yaratıcılık ve Yaratıcılığın Canlandırılması

Son günlerde bolca karşıma çıkan bir kelime var; İnovasyon . İngilizce innovation kelimesinden türetilen bu kavramın Türkçe karşılığı ise şöyle;
icat, yenilik, değişiklik

Innovation (en)
1. a creation (a new device or process) resulting from study and experimentation

Inovasyon (tr)
1. Bir çalışma veya deneyin sonucu olarak ortaya çıkan bir buluş (yeni bir cihaz, fikir, süreç)

Bu kavrama bu kadar takmamın sebebi ise bilgisayarsız kaldığım günlerde boş kaldığımda fikir üretme arayışına daha fazla gitmiş olmamdan kaynaklanıyor.

İyi bir ebeveyn?

Aklımdan geçenleri nasıl kelimelere döksem diye yaklaşık 10 dakikadır klavyenin başında bekliyorum. Hepsinin kökünde ise tek bir şey var aslında: “İyi bir ebeyevn hangi vasıflara sahiptir?

Bunu açıklayabilmek için belirli kriterler mevcut…

Maslow'un Merdiveni

Fikir Atölyesi’nde daha henüz yayınlanmamış yazıyı okurken benim de geçtiğimiz yıl yaz okulunda devamdan kaldığım, bu yıl ise zorla tekrar aldığım Pazarlama İlkeleri adlı ders aklıma geldi.

Malum olduğu üzere Maslow Teorisi, kişinin ihtiyaçlarının sıralamasını gösteriyor. Ve kendisinin söylediğine göre bu merdivenin ilk basamağını gerçekleştirmeden diğer basamaklara çıkılamayacağı söyleniyor(Ya da bizim hoca öyle diyor :) ).

Syndicate content